HLA
Terminolojisi
Doku Uygunluğu ( Histokompatibilite )
Donor (organ veya doku vericisi) ile alıcıda ortak antijenlerinin bulunması ve böylece graftın red edilmemesi ve fonksiyonlarını sürdürebilmesidir. Nakledilen organ veya dokunun kabul veya reddini belirleyen faktörlerin tümü olarak da adlandırılabilir. Doku uygunluğu testleri alıcı ve vericinin dokularının birbirlerine uyup uymadığını veya ne derecede uyduğunu belirler.
Immunogenetik:
Hastalıklara karşı bağışıklık gelişimi ve bunların genetikle ilişkisini araştıran bilim dalıdır.
Doku uygunluğu antijenleri hücrelerin yüzeyinde bulunan proteinlerdir. Bunların ana işlevi, bakteriler, virüsler ve parazitler gibi istilacılara karşı bağışıklık sistemi savunmasına yardım etmektir. Bağışıklık sistemi diğer insanların doku antijenlerini yabancı olarak algılar, onlara saldırır ve graftın reddine neden olur.
İnsanda, doku uygunluk antijenleri HLA (Human Leukocyte Antigens) olarak adlandırılır. Birçok farklı HLA antijenleri vardır, fakat bunlardan HLA-A, HLA-B ve HLA-DR organ nakli açısından çok önemli gibi görülüyor.
HLA antijenleri oldukça ‘polimorfiktir’ dir. Bunun anlamı sudur; bunlar farklı topluluklarda farklı formlarda bulunabilir. HLA-A antijenlerinin 25, HLA-B antijenlerinin 50, HLA-DR antijenlerinin 15 den fazla formu tanımlanmıştır. Bu farklı formlar proteinleri oluşturan amino asid dizileindeki küçük farklılıklardan kaynaklanmaktadır.
Kişinin genleri, proteinleri oluşturacak amino asit dizisinin bilgisini hücreye verir. HLA genleri 6. kromozom üzerindedir. Bu genler anne-babadan çocuğa geçer. Her fert her genden iki kopya elde eder, bir kopya babadan diğer kopya anneden gelir. O halde, çocuk ne baba ne de anne ile tam uyumlu olmaz, yalnızca yarı yarıya uyumlu olacaktır. Anne ve baba her genden iki kopya taşımaları nedeniyle çocuklarına olası dört gen kombinasyondan birini geçirirler. Bundan ötürü, ailedeki çocuklar birbirleriyle tam uyumlu olmayacaktır. Ailedeki tek bir bireyin diğer kardeşlerle tam uyumlu olma şansı sadece % 25 dir.
Doku uygunluk antijenlerinin belli bulaşıcı hastalıklarda önemli rolleri olduğu gösterilmiştir. Bunun dışında, HLA antijenleri ankilozan spondilit, Behçet hastalığı, diabet, romatoid artrid... gibi birçok hastalıklara yatkınlık oluşturmaktadır. Bazılarına karşı da direnç oluşturmaktadır.
Transplantasyon ; haraba uğramış veya fonksiyon görmeyen doku veya organın bir başka kişiden elde edilenle değiştirilmesidir. Tek yumurta ikizlerinin birbirine organ vermesi bütün genlerin özdeş (identical) olması nedeniyle redde neden olmaz. HLA özdeş kardeşler arasında transplant yapılması, antijenlerin uyumlu olması nedeniyle başarı başarı şansını artırmaktadır.
Karşılaştırma (Matching). HLA antijenlerinin bir başkasının bağışıklık sistemi tarafından yabancı olarak tanımlandığından, bağışlanmış organ ve alıcı arasında HLA antijenlerinin uyumunun en yüksek olmasına çalışılmalıdır. Bu yolla, alıcı bedeninin red olasılığı azalacaktır. Bekleme listesine alınmadan önce her potansiyel organ alıcısının HLA tipi belirlenmelidir. Potansiyel organ donorü ortaya çıktığın donorun de HLA tipi belirlenir ve bir karşılaştırma programı ile her organ için olası en uygun alıcı seçilir. Bundan sonraki aşamada, donor organının alıcıya uygun olup olmadığını belirlemek için, lenfosit çapraz karşılaştırma (crossmatch) testi yapılır.
HLA
tiplendirme eğitimli
ve deneyimli kişiler
tarafından gerçekleştirilmelidir.
Standart yöntemle kişinin kolundan
kan örneği alınır. Değişik laboratuar tekniklerinden yararlanılarak kanı oluşturan bileşenler birbirinden ayrılır. HLA
tipleme için beyaz kan hücrelerinin lenfosit komponenti
kullanılır. Son yıllarda insan DNA
‘sı kullanılarak da
HLA tiplemesi yapılmaktadır.
Bu teknik, HLA antijenlerini çok
daha fazla ayrıştırmayı mümkün kılmaktadır.
Karşılaştırma testi alıcının serumu kullanılarak vericinin lenfositlerine karşı bir tepki olup olmadığı araştırılır.
Her
organın HLA uygunluğu için farklı şartları vardır. Örneğin, böbrekler
graft rejeksiyonuna hassastır, bu nedenle en iyi doku uyumu olmasına çaba
harcamak gereklidir. Diğer taraftan karaciğer doku reddine daha az duyarlıdır,
HLA uygunluğu öncelik taşımaz. Kalb ve akciğerler bunların arasında bir
yerdedir. İnce barsak ve
pankreasta HLA uyumu halen araştırılmaktadır. Karşılaştırma için
HLA antijenleri çok önemlidir, bunun dışında diğer antijenlerin oynadığı
rol ve başka faktörlerin transplantasyona etkileri
araştırılmaktadır.
Kemik İliği Transplantasyonu: Hastalıklar veya kanser tedavisinde kullanılan ilaçların etkisi nedeniyle kanı oluşturan hücrelerde yetersizlik durumunda, hastanın kan ve bağışıklık sistemini düzeltmek için kemik iliği transplantasyonu yapılabilir. Hasta hücrelerinin anahtar bir enzimi üretememesi sonucu gelişen doğuştan metabolik bozukluklar gibi genetik hastalıkların tedavisi için bile kemik iliği transplantasyonu gerekir.
Uzm. Dr. Mustafa BALCI